

Sena kuzenleri Berkay ve Meral'in taktığı çıngıraklı şapkayı çok sevdi, evin içinde kuzu misali dolandı.

Coca Cola tırları görünmeye başladı. Her birinin içinde farklı aktiviteler vardı, kimisinde fotoğraf çekiliyordu, kimisinde Coca Cola ürünleri satılıyordu, kimisinde de çocuklar için el işi aktviteleri düzenlenmişti. Ama maalesef biz orada iken bunların hiçbiri başlamamıştı. Meğerse saat 2'de başlayacakmış tüm etkinlikler.
Siegessäule tarafına yaklaşınca etrafın çevrili olduğunu gördük.İçeri alırken insanların üzerini arıyorlardı. Ben turist Ömer misali fotoğraf makinem ile gezdiğimden güvenlik görevlisi bu alana fotoğraf makinesi sokmanın yasak olduğunu söyledi. Bu devirde böyle anlamsız bir yasak, ne mantıkla kimler tarafından alınmış doğrusu çok merak ettim, Cep telefonlarının bile süper fotoğraf çektiği bu devirde sanki o bölgede devlet sırrı saklı imiş gibi fotoğraf makinesi ve video kamera almıyorlardı.Dolayısıyla içeri giremedik.
Dönüşte krep yedik, Sena ilk kez tattığı Nutella'lı krepi çok beğendi.
Eve gitme vakti gelmişti ama Sena ayrılmak istemedi. Dila'nın aklına ise Noel Baba'nın ne ile okula geldiği ve diğer sınıflara da hediye verip vermediği takıldı...
Ardından oyuncular sırayla anons edildi.
İlk basketi biz attık ve ilk yarıyı da önde kapadık.
Keyfimize diyecek yoktu.
Potsdamer Platz'da kurulan Noel panayırında çocuklar için fazla etkinlik yoktu, sadece dönen salıncak vardı. Bir de kayak pisti. Dila önce salıncağa bindi, Sena'nın uykusu geldiğinden midir nedir salıncağa fazla ilgi göstermedi.
Uzun kuyruğa rağmen Şanser ve Dila şişme tekerlekler üzerinde kayak pistinden de kaydılar. Daha sonra yolun karşısında yer alan Sony Center'a geçtik. Orayı da çok güzel süslemişlerdi.
Lego Discovery Center da Sony Center'da bulunduğundan onlar da süslemelere legolar ile katılmışlardı.