27 Temmuz 2010 Salı
Bir Kez Daha Gülsüm Ana'nın Yeri
22 Eylül 2009 Salı
Mıhlı Çayı/Atila`nın Evi
20 Eylül 2009 Pazar
Doyran Köyü ve Çamlıbel Köyü/Dilek Tepesi
Edremit Körfezine ve Altinoluk`a söyle bir tepeden baktik gittigimiz caybahcesinden... Maalesef bayram olmasi sebebi ile gözleme yapacak kimse yoktu isletmede ve sadece birer cay ictik.
5 Ağustos 2008 Salı
Edremit-Yenice Yolu
Yol üzerinde tek tük yemek yenecek yerler var, biz gözümüze 'Gülsüm Ananın Yerini' kestirdik. Gözleme ve çoban kavurma yedik, yanında da ayran. Hepsi çok lezzetli idi, Gülsüm Ananın ellerine sağlık. Ailecek işletilen bir yer, ayrılırken Gülsüm Ana izlenimlerimiz için hatıra defterlerine yazmamızı rica etti, şöyle bir göz attım, epey bir geleni gideni varmış.
Dila hemen kendine bir salıncak buldu.
Yolumuza biraz daha devam ettik, Kalkım Köyüne geldik, ne var ne yok diye biraz gezindik, seyyar kuyumcuyu çok ilginç bulduk...
1 Ağustos 2008 Cuma
Darıdere Gezisi

Akşamüstüde Darıdere'ye doğru yola çıktık. Aldığımız bilgiye göre Narlı Köyünden sonra 14 km toprak bir yolda gidecekmişiz. Toprak yola vardık, manzara müthiş, her taraf çam ormanı.

Toprak yolda 14 km git git bitmiyor, acaba Darıdere Mesire Yerini geçtikte biz mi görmedik diye şüpheleniyoruz. İyiki de Sena ve annem gelmemişler diye düşünüyorum.
Ve nihayet Darıdere'deyiz, giriş ücreti olarak 6 YTL ödüyoruz. Burada piknik alanının yanı sıra kamp yapma alanı da mevcut. Doğrusu hava çok güzel, mis gibi çam kokuyor ve cep telefonları çekmiyor, ne güzel...

Tesisde oturup birer çay içiyoruz. Aslında dağlardan gelen suyun doldurduğu bir havuz da mevcut ama havuza giden yoldaki merdivenler Dila ile çıkılabilecek cinsten değil, oysaki Dila soğuk dağ suyuna girmeye pek bir hevesli idi.
30 Temmuz 2008 Çarşamba
Edremit

Canım Çanakkale domatesleri, Berlin'de bulmak imkansız, içimiz dışımız Hollanda domatesi oldu burda. Ne alaka Hollanda ve domates, onu da anlıyabilmiş değilim.


Köylü pazarı kısmı


27 Temmuz 2008 Pazar
Artur/Karaağaç



Akşam üstü denize girdik, sahil kum olduğundan Dila mutlu bir şekilde kumlarla oynadı. Akşam yemeğimizi birlikte yedik ve sonra siteninin içinde gezinen traktörle kısa bir gezinti yaptık.
26 Temmuz 2008 Cumartesi
Altınoluk'un Pazarı





Minik yeşil şeftaliler çok lezzetli.
Kazdağlarında yapılaşma her geçen sene daha da artıyor
24 Temmuz 2008 Perşembe
Tekrar Altınoluk Günleri
Sayılı günler çabuk geçti, Şanser 16 Temmuz'da Berlin'e döndü. Biz de birkaç gün sonra tekrar Altınoluk'a geldik. Çocuklar deniz ve güneşten bolca yararlansınlar istiyoruz.






4 Temmuz 2008 Cuma
Antandros
Aslında buraları zeytinlik, antik kentte tesadüfen çiftçiler tarafından bulunuyor. Bizi gezdiren beyin söylediğine göre Antandros'ta yerleşimin İ.Ö. 8. yüzyılda başladığı tahmin ediliyormuş.
Kazı çalışmaları devam eden villaya varıyoruz, villa yamaçta teraslar üzerinde bulunuyor.Şehrin en zenginine ait olan villa salonunun zeminindeki mozaiklere bayıldım. Ayrıca duvarlarında yer yer alan fresklerin bazıları günümüze kadar korunagelmiş. Vaktinde güzel bir salonmuş. Villanın İ.S. 4. yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor.


Burası da evin odalarına açılan balkonu imiş. Balkon deniz manzaralı...
Balkonun mozaiklerinde 'Anadolu Parsı' bulunuyor.
Mermer zeminli başka bir oda

Su boruları bile mevcut...
Acaba burada ne yazıyor?