Avrupa Seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2017 Pazar

Araba ile Almanya 3


 Otelden 09:00 da ayrıldık. Bugünkü hedefimiz Almanya, Regensburg şehrine varmak. Takribi 950 km yol yapacağız bugün.



 Yarım saatlik bir yolculuğun ardından Hıtvatistan sınırına vardık. Sırbistan'dan çıkarken çok bekledik.
10:27 Hırvatistan'a giriş
 12:50 Zagreb yakınlarındayız. Otobana 20 Euro ödedik.
13:30 Roses Outlet de mola
1 saatlik molanın ardından 15:05 de Hırvatistan'dan çıktık.
15:20 Slovenya ya giriş
16:04 Avusturya giriş
 Avusturya'ya varınca bir rahatlıyoruz. Ne de olsa artık dilinden anladığımız bir ülkedeyiz. Otoyolda bir benzin istasyonunda mola verdik. Manzara harika...




 Ve yola devam. Saat 20:00 sularında Almanya'ya vardık. Regensburg şehrinde Ibis Style Regensburg oteline rezervasyon yapmıştık. 5 kişilik bir aile olduğumuzdan buraya varana kadar genelde 2 adet odada konaklamıştık ama burada bize harika bir aile odası vermişlerdi.



26 Ağustos 2017 Cumartesi

Araba ile Almanya 2

Akşam saatlerinde varmamız gereken ilk konaklama yerimize geceyarısı varınca deliksiz bir uyku çektik.


Kahvaltımızı edip 10:10'da yine yola çıkıyoruz.

13:15-- Yunanistan'dan çıkıp Makedonya sınır kapısına varış
13:20 Fazla beklemeden Makedonya'ya giriş yaptık.
14:20 gibi  Veles'e yakın bir gölde, Mladost Gölü, mola verdik. 1 bira, 2 portakal suyu, 1 soda, 1 limonata ve peynirli patatese yaklaşık 10 euro ödedik. 














Makedonya boyunca otobana 4,50 Euro ödedik. 
16:00 Makedonya-Sırbistan sınırına varış
16:24 Makedonya'dan çıkış
16:46 Sırbistan'a giriş
21:15 Sırbistan Ruma'daki otelimize varış.

25 Ağustos 2017 Cuma

Yola Çıkıyoruz-Araba ile Almanya 1

Saat 16:40 itibarı ile Bahçeşehir'den İpsala'ya doğru yola çıktık. İlk gece Yunanistan'da kalacaktık, nasıl olsa akşam yemeğini Yunanistan'da yer, geç olmadan da otelimize yerleşiriz diyorduk.Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Saat 19:00 civarlarında İpsala sınır kapısına sadece yaklaşabilmiştik.
Bayram tatiline çıkanlar ve Avrupa'daki evlerine geri dönen gurbetçiler bir araya gelince sınır kapılarında 5 saat bekledik.



Kuyruk nasıl uzun, arabadan çıkamıyorsun zira sivrisineklerin resmen saldırısına uğruyorsun. İmdadımıza ne olur ne olmaz diye yanımıza aldığımız yiyecekler yetişti de aç kalmaktan kurtulduk.
Derken saat 01:30 gibi Kremasti'deki otelimize vardık.

9 Şubat 2017 Perşembe

Berlin'i Gez Gez Bitmez























Berlin, gerçekten de gez gez bitiremiyeceğiniz bir şehir. İlk geldiğinizde mutlaka gezip görülecek klasik yerleri var, ben bu sefer o kısma değinmedim, eğer okumak isterseniz eski postlarıma göz atabilirsiniz. Ayrıca sürekli kendini yenileyen bir şehir, bir yıl kadar gitmeyin yine bir sürü gezecek yer bulursunuz.
Bizimkilerin hit mekanlarının başında çocuk parkları geliyor. Parklar bizde genelde olduğu gibi 3-5 yaş çocuklarına hitap etmiyor. 10-14 yaş gurubundaki çocuklara bile hitap eden park oyuncakları oluyor. Hava soğuk olduğundan Berlin halkı da parklara fazla rağbet etmemişti bu sefer.


Bugün planımda Berlin'in yakınında bir şehir olan Potsdam ziyareti var. Potsdam'da da gezip görülecek bir çok yer var. Ama biz nokta vuruşu yapacağız bu sefer. Meşhur şekerleme markası Katjes'in fabrikasını ziyaret edeceğiz. Katjes, ürettiği yumuşak şekerlerle ünlü ama bir farkı Haribo gibi hayvansal jöle kullanmıyor, 'veggie' isimli serisi bitkisel malzemelerle hazırlanıyor. 


Fabrikanın içini görebileceğimiz için çok meraklandık. 
Ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz bu fabrikada size ayrılan camekanlı kısımdan üretimi izleyebiliyorsunuz. Biz orada iken laktrizli şeker üretimine başlamışlardı.



Çocuklar çoğu aşamanın makinelerle yapıldığını ama insan faktörünün de ne kadar önemli olduğunu gördüler.

Aynı zamanda bir de fabrika satış mağazaları var burada. Bizimkiler cennete düştüklerini sandılar. Farklı şeker cinslerinden gramaj ile alabileceğıniz gibi ambalaj çeşitlerinden de alabilirsiniz. 


Bu marka da burada üretiliyor. Üzüm şekerinden üretilen bu şekerlerin çeşitli modelleri var. Bu kare modelini çok seviyorlar çocuklar.
Bugün aslında hedefde çocukları bir bilim müzesine götürmek vardı. Bize Potsdam'da bulunan Extavium Potsdam isimli müzeyi tavsiye etmişlerdi. Bulunduğu adrese gittik, nedense o an gözüme umduğum şeyleri bulamıyacakmışım gibi geldi ve buraya gitmekten vazgeçtik, Berlin'e döndük. 
Berlin'deki Science Center Spectrum isimli bilim müzesine girdik. Aile bileti 17 Euro, iki yetişkin ve 3 çocuğa kadar bu fiyat. Bu bileti alınca hemen yanındaki Deutsches Technik Museum'u da ziyaret edebiliyorsunuz ama aynı gün içinde.

Bilim müzesinde her katta farklı temalar işleniyor. Bir katta ışık ve görmek temaları vardı. Isı üzerine deneylerin olduğu bir kısım. Mekanik ve hareket üzerine başka bir kat ve en sonda da müzik ve duymak temaları...
































Ayrıca bir sergi vardı müzede.Netz yani 'Ağ' isimli bir sergi. Telefon ağı, internet ağı, mesaj ağı vs...



Email ağı üzerine yapılmış bir çalışmanın sonuçları anlatılıyordu. Yıllar önce tiyatroda izlediğim 6 Derece Uzak tiyatro oyunu aklıma geldi. Bu çalışmada, birbirini tanımayan farklı ülkelerdeki iki insanın birbirine mail gönderebilmeleri için kaç kişinin aracı olduğu araştırılmış. Kimisi hedefe 5 kişi ile kimisi 3 kişi ile ulaşmış. Aslında son yıllarda facebook da bu görevi yerine getiriyor, bizlere ortak arkadaş bularak. 




 Sergide çevirmeli telefonlar da vardı. Hepsinin ayrı telefon numaraları vardı, çevirip arama yapıyorsun ve telefon çalıyor. Çocuklar bu kısmı da çok sevdiler, hayatlarında sadece dokunmatik telefon gördükleri düşünülürse çevirmeli telefonlar ile birini aramanın ne kadar uzun sürdüğünü anlamış oldular.
Yaklaşık 3 saat sürdü müze ziyaretimiz, onlara kalsa Teknik Müzeyi de gezecektik ama kapanış saati yaklaşmıştı.
Eğer yolunuz Berlin'e düşerse çocukla hangi müzeyi gezebiliriz derseniz burasını tavsiye edebilirim. Ayrıca Naturkunde Museum da çocuklar için harika bir müze.







8 Şubat 2017 Çarşamba

Berlin ve Gezilecek Yerler


  Berlin, Spree ve Havel nehirlerinin arasında kalır aslında oldukça sulak yani su ile çevrili bir şehirdir. Göller, kanallar ve göletler şehrin cazibesini artttırmaktadır. 
   Çocuklar bugün en sevdikleri yerleren biri olan Ritter Sport un mağazasını, nam-ı diğer Renkli Çikolata Dünyası-Berlin'i gezmek istediler. Bu çikolata rengarenk ambalajları, kare formu ve sürekli değişen çeşitleri ile ünlü. 

Gerçekten de sevilmeyecek bir mekan değil burası, adı gibi rengarenk. Bu arada ilk kez bu kadar boş gördüm, normalde epey kalabalık olur. Mağazanın girişinde kendi çikolatanızı yaptırabileceğiniz bir kısım var. Çikolatanın nasıl olacağına karar veriyorsunuz önce. Sütlü, bitter ya da beyaz. Ardından istediğiniz malzemeyi ekletebiliyorsunuz, isteyen kırmızı biber isteyen haribo şeker ya da mısır gevreği gibi malzemeler var... Bu işlem 3.50 Euro. Normal Ritter Sport'lar ise 1,25 Euro.


Hangisini alacağınızı şaşırabilirsiniz.


İsterseniz önceden yapacağınız bir rezervasyon ile çocuğunuzun çikolata uzmanı olması için çikolata atölyesi ne katılımını sağlayabilirsiniz. 75 dakikalık bu etkinliğin ücreti 10 Euro.
Üst kata çıktığınızda mini bir müze var. Burada çikolatanın kakao ağacından başlayan serüveni ambalajlanma aşamasına kadar anlatılıyor. Mini sinema salonunda Ritter Sport hakkında tanıtıcı filmler gösteriliyor.

  Bizimkiler poz vermeden duramadılar.
  Bu katta ayrıca bir kafe bulunuyor. Biz bu sefer uğramadık ama pastaları ve fondüsü oldukça güzel. 
  Biz bu sefer kahvemizi Auszeit isimli mekanda içtik. Auszeit, Berlin'in hit semti Friedrichshain'da bulunuyor yani bizim eski mahallemizde. Eğer yolunuz düşerse taze hazırlanan yemeklerinden yemek ya da çeşitliliği bol olan şaraplarından tatmak için uğrayın derim.