Dila ile... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dila ile... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2012 Pazar

Dila nin 260 parcali Yapbozu

Artik annem blogunu bana verdi simdi bloga 260 parcali yapozulumu nasil yaptigimi anlatacagim. Sena ile ben Dila yapozulumu yapiyorduk ama Sena beni dinlemeyince Sena´yi odamdan attim.Yapozulumu yapmaya devam ettim.O sirada birisi
kapima vurdu ama o Senaymis benim diger yapozulumun parcasini bulmus.Sonra Sena giti.Yapozulumu 10 saniye daha yaptim, sonra dinlendim.Sena bana oyun oynama teklifi etti ben de kabul etim.Saklambac oynamaya karar verdik ama bu saklambac
farkli simdi anlatayim bir kisi ebe oluyor sonra ebe bir yere yatiyor ve gözlerini kapiyor biri onun üzerine bir sey koyuyor digerleri saklaniyor saklandiklarinda haber veriyolar ebe o zaman kalkip herkesi aramaya basliyor. Ilk önce kimi bulduysa o ebe olur, iste bu kadar.

9 Nisan 2011 Cumartesi

Dila 2 Tekerlekli Bisiklete Binebiliyor


Dila önce bisikletine bahar temizliği yaptı, ardından lastiklerini şişirdik. Sonra yardımcı 2 adet tekerleği söküp doğru aşağıya indik. Tabii kaskımızı da taktık, ne de olsa düşebilirdik. Birkaç kez Dila'nın arkasından tuttum veeeee artık kendi başına 2 tekerlekli bisiklete binebiliyordu. Canım kızım bir ilkini daha yaşadık, biz çok gururlandık sen bunu başarabildiğin için çok mutlu oldun...Bugün Revnamız da koltuğa tutunup kendi kendine ayağa kalkmayı başardı.

30 Aralık 2010 Perşembe

22 Aralık 2010 Çarşamba

20 Aralık 2010 Pazartesi

Dila Yaka Kartını Aldı

Öğretmenimiz yine çok güzel birşey hazırlamış, bu yaka kartlarını. Bizim zamanımızda okuma yazma öğrenene kırmızı kurdele takılırdı, Dilaların sınıfında bu yaka kartları takılıyor.
Dila 3. gün yani bugün aldı yaka kartını, nasıl sevinçli ve gururlu, biz de tabii. Haftasonu çok üzgündü Dilacık, çünkü birkaç arkadaşı almıştı bu kartı, o da okuyabiliyordu nasıl oluyordu da o alamıyordu. Teskin ve telkin konuşmalarından sonra normale döndü...
Şimdi bizim de kartımız var...

16 Aralık 2010 Perşembe

Dila Artık Okuyor...


Şaka maka Dila okula başlayalı 3 ay oldu. Ve artık okumayı öğrendi. Bu şiiri öğretmeninin internet sayfasında okudum, çok hoşuma gitti.


Birinci Sınıf Marşı
Okulumuz ilkokul,
Sınıfımız birinci.
İçimizde okuma
Yazmanın sevinci.

Yüzlerimiz tertemiz,
Yüreğimizde inci.
Okumada, yazmada
Birinciyiz birinci.

Sevinelim, gülelim,
Okumaya geçtik hey.
Bilmiyoruz var mıdır
Bundan daha güzel şey?

Okumaya, yazmaya
Az zamanda alıştık.
Resim, müzik, oyun
Hesaba da çalıştık.

Artık okul sevgisi
İçimize dolacak.
Karnemizin notları
Hep pekiyi olacak.

Okuyoruz su gibi
Kitabı baştan başa.
Bunu sana borçluyuz
Öğretmenim çok yaşa.

14 Eylül 2010 Salı

Şimdi Okullu Olduk, Sınıfları Doldurduk...

Fazla söze ne hacet. İlk gözağrımız Dilamız bugün ilkokula başladı. Günlerdir bir hazırlık, bir telaş. Çantamızı sırtımıza takıp okulumuza doğru yola çıktık.
Senamız da anaokuluna başladı ya, o da çantasını kaptığı gibi yola düştü.
Saat 10'da kura çekimi başladı. Alfabetik sıra ile ismi okunan çocuklar kura çekerek sınıflarını belirlediler. Dila 1B'yi çekti.
Sınıfımıza gittik ve kuralar tamamlanınca öğretmenimizi heyecanla beklemeye başladık, bol bol fotoğraf çektik.
Öğretmenimiz sınıfa geldiğinde artık Dila mı yoksa biz mi daha heyecanlı idik bilemiyorum. Öğretmenin veliler için hazırlamış olduğu bu kart çok hoşumuza gitti, gerçektende çok güzel bir düşünce.


İlk tenefüs ve ilk arkadaşlar...


1 Eylül 2010 Çarşamba

29 Temmuz 2010 Perşembe

Ata'nın Doğumgünü

Ayağımızın tozuyla Altınoluk'tan geldiğimiz gibi Ata'nın doğumgününe davetli bizimkiler. Ata, komşumuzun oğlu, Dila'nın ilk arkadaşlarından.
Pasta öncesi çocuklar bahçede oynadılar, zaten doğumgünü de bahçede idi.
Arkadaşım Şehbal döktürmüş...

Nice senelere Ata!

11 Temmuz 2010 Pazar

Doğumgünü Partisi

Geçen sene Dila ve Sena'nın doğumgünlerini Berlin'de kutlamıştık. Bir önceki sene çiftlikte yaptığımız kutlama Dila'nın çok hoşuna gittiğinden aylardan beri başımızın etini yiyordu ' Doğumgünümüzü çiftlikte yapalım, bir sürü arkadaş gelsin, sen bize oyunlar oynat...'...
Biz de çocukları kırmadık, hayallerini gerçekleştirdik. Onlara doğumgünü hediyesi olarak da salıncak aldık. Dila ve Şanser doğumgününden önce alışverişe çıkarak gerekli süs malzemelerini ve Dila'nın çok istediği havai fişekleri aldılar.
Ben de yiyecekleri hazırladım, sabahtan el birliği ile bahçeyi süsledik.
Öğleden sonra 3 gibi misafirlerimiz gelmeye başladı.
Pasta kesildi, ardından 'Çocuk Olimpiyatları' na başlandı.
İlk oyun sandalye kapma oyununun gazete kağıtlı versiyonu idi.
Daha sonra balonla yürüme yarışı
Çuvalla zıplama

Gözler kapalı tencere bulmaca


Havuzdan yumurta toplamaca



Çocuklar havuza girmeden edemedi, biraz da havuz keyfi yapıldı...
Beyler de rakı kefi yaptı...
Akşam mangal, hava kararınca da havai fişek faslı derken çocuklar memnun, bizler yorgun bir şekilde güzel bir günü hafızalarımıza kaydettik...

4 Haziran 2010 Cuma

Dila'nın Anaokulu Mezuniyeti

3 yaşında Berlin' de başlayan anaokulu maceran bu sene İstanbul' da sona eriyor. Okulların kapanmasına az kala artık anaokuluna gitmek istemediğini sık sık vurguluyorsun. Kırmızı çantanla birlikte ilkokula başlamayı heyecanla bekliyorsun...
4 Haziran Cuma günü yıl sonu gösteriniz ve diploma töreniniz vardı. Sınıfça yaptığınız ponpon dans gösterisinin ardından modern dans dersine katılan arkadaşlarınla birlikte ayrı bir dans gösterisine daha katıldın.



İki dans gösterisi arasında canı sıkılan Sena kendini salondan dışarı attı. Aslında o da tıpkı senin gibi sahneye çıkmak istiyordu ve kendince kostümünü bile giymişti.
Modern Dans Grubu


Diğer sınıfların gösterileri


Sıra geldi diplomaları almaya
3,2,1 veeee kepler havaya
Gülşen Öğretmen ve sınıf arkadaşların(Çalışkan Arılar)