İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2015 Perşembe

Madrid Gezisi/2. Gün



Güne otelimizin kahvaltısı ile başladık. 
Bugün ilk hedefimiz Real Madrid in stadı olan Santiago Bernabeu Stadı idi. Böylece eşim görmeyi istediği stadlardan birini daha görmüş olacaktı. Stad turu gezisi 19 Euro. Açıkçası bu tur bana cazip gelmediğinden burada ayrıldık.


Ben hemen stadyumun yakınında olan bir çarşıya yöneldim, mağazalar yeni açılıyordu. 
Çarşı pek cazip gelmedi ama en azından vakit geçirmiş oldum. Stad turunun çıkışı Real Madrid mağazasından olduğundan mağazada beklemeye başladım. 3 katlı mağazanın en üst katı Adidas mağazası, diğer iki kat Real Madrid e ait. Fiyatlar el yakan cinsten.
Bir forma 100 euro civarında. Barcelona nın mağazası daha büyük ve etkileyici idi, o yüzden burası vasat geldi. Ama eşim stad turundan çok memnun kalmıştı. 
Evet günün ikinci süprizi Real Cafe de yer ayırtmamdı. Burada saat 1 e kadar brunch var, fiyatı 9,95 euro. İstediğiniz bir kahvaltı tabağını ya da çizburger alabiliyorsunuz, fiyata kahve ve bir içecrk de dahil. Öğle yemeği vakti olduğundan çizburgeri tercih ettik, stadın içini görerek suni çimlerin üzerinde yemeğimizi yedik.
Hava çok güzeldi, hedef bu sefer el Retiro Park idi. Birden heveslenip , kendimizi bisiklet kiralamış bir şekilde bulduk. Otomatı keşfedip alması epey sancılı oldu, işin komiği ispanyollar bile işlemi bize soruyorlardı. Bisiklete bayıldım, ister normal modda ister elektrikli modda kullanıyorsunuz, elektrikli modda iken bir kez pedal çevirince adeta uçuyorsunuz. 


Park epey büyüktü ve içinde bisiklet ile gezmek kolay oldu. 

Paten kayan, bisiklete binen bir sürü insan vardı. Bizde şehrin içinde böyle büyük bir parkın olmayışı içimizi daralttı...

Bisikletleri park çıkışındaki bisiklet istasyonuna bıraktık ve yürümeye devam ettik. 


Plaza Major da bulduk kendimizi. Noel onların deyimiyle Navidad için süslenmişti meydan ve Noel Pazarı kurulmuştu. Ama tezgahlar birbirinin benzeri idi. Almanya daki Noel Pazarlarının çok daha güzel olduğu kanaatine vardık.


Herhalde en yoğun günümüz bugün oldu.  Groupon dan Noel Işıkları Otobüsü indirimi alıp  bu akşama rezervasyon yapmıştım. Yaklaşık 1 saat süren tur boyunca otobüs ana caddeler de gezdirdi. 



Tur sonunda yine Plaza Major a geldik. Dünyanın en eski restorantına şöyle bir bakındık, menüsünü inceledik ama pek cazip gelmedi.



Küçüklüğümden beri Flamenko dansı hep hoşuma gitmiştir. Barcelona gezimizde çocuklar çok küçük olduğundan böyle bir gösteriyi izleme şansımız olmamıştı. Bu sefer yine önceden rezervasyonumu bir flamenko sitesinden yaptım ve gösteriden çok memnun kaldık. 


Taberna de Mister Pinkleton isimli bu flamenko salonu hemen Botin restorantın sırasında. Yemekli ya da içecekli menü alabiliyorsunuz. 

Geceyi yine o civarda olan La İdeal isimli ekmek arası kalamarcıda bitirdik. Civarda bir sürü kızarmış kalamarcı var, yorumlarda genelde buradan bahsedilmiş, ekmek çıtır çıtır taze de olunca bize çok lezzetli geldi. Fiyatı 2,70 Euro.































2 Aralık 2015 Çarşamba

Madrid Gezisi/1. Gün


Pegasus havayollarının sabah uçağı ile 3 saat 40 dakikalık bir yolculuk sonrasında Madrid Barajas havalimanına vardık. 
Şehir merkezine gitmek için birçok opsiyon var, mesela taksi yaklaşık 30 euro tutuyor. Biz metroyu tercih ettik, otelimize 1 adet aktarma ile varabiliyorduk. Alan çıkışında devasa otomatlar karşıladı bizi. 

Havalimanından şehir merkezine gitmek için kişi başı 3 Euro ödüyorsunuz, normalde 12,20 Euro olan 10 luk metro kartı ikimiz için 18,20 Euro ya geldi. Kısaca havalimanından şehir merkezi metro ile 4,20 Euro. 
Otelimiz Plaza de Espana ya çok yakın olduğundan tek aktarma ile vardık. Otelimizi burada seçmemizin sebebi gezilecek heryere yürüme mesafesinde olması. 
Yol ve otele yerleşme derken saat 16:00 ya geldi. 
Bu gezimizde harita taşımak yerine Google Maps i deniyeyim dedim. Önceden gezmek, görmek istediğim yerleri işaretledim. Telefonum "uçak modu" nda olduğu halde işaretlerim kaybolmadı. Gitmek istediğim yerin kaç metre mesafede olduğunu ve hangi yönde kaldığını görebildim. Yarı navigasyon gibi oldu. 
İlk hedefimiz Churros u meşhur olan San Gines isimli tatlıcı idi. 1894 den beri hizmet veren bu tatlıcı her daim dolu ve neredeyse 24 saat açık. 

Şanslı iseniz kuyruk beklemek zorunda değilsiniz. Önce siparişinizi veriyor sonra yerinize oturuyorsunuz, garsonlar siparişinizi getiriyor. 

Biz bir porsiyon Churros sipariş ettik,yanında cappucino ile güzel gitti. Ama burada ilk kez cappucinoya tarçın ekildiğini gördüm. Churros tulumba tatlısının şekersizi gibi, üzerine pudra şekeri dökülerek ya da çikolataya batırılarak yeniliyor. Diğer günlerde başka mekanlarda da churros yedik ama buranınki gayet hafif ve yağsızdı.
Enerjimizi alıp Puerto del Sol e doğru yürüdük. 
Meydan her daim kalabalıkdı. Sokak göstericileri ve kuru kalabalıkdan başka bizim için bir esprisi olmadı. 

Meydanda bulunan ayı ve yemiş ağacı şehrin simgesi. Berlin den sonra simgesi ayı olan bir şehir daha görmüş oldum. 
Meydanda bir de sıfır noktası vardı ama ilginç şekilde bir türlü bulamadık. 
Akşam yemeğini Plaza de Colon da bulunan Hard Rock Cafe de yeme kararı aldık.
Meydandaki aynalı kadın heykeli.

Yemeğin ardından yürüyerek otelin yolunu tuttuk...