3 Ağustos 2014 Pazar

Londra Son Gün ve Tavsiyeler

 Hyde Park a gelmek bugün kısmet oldu. Girdiğimiz noktada Speaker Corner var. İki kişi birşeyler anlatıyor insanlar da dinliyorlar...

Hyde Park bizim için hayal kırıklığı oluyor. Nerede o filmlerdeki yemyeşil Hyde Park, nerede bu çölleşmiş park. Bizim belediyeler ne yapar eder vidanjörle bile bu parkı sularlardı diye düşünmeden edemiyoruz.


 Parkın kafesinde oturup kahvelerimizi içiyoruz. Bildiğimiz park işte. Berlin'deki parklar buraya on basar ….Eşim niyetini belli ediyor, Emirates stadyumundaki maça gitmek istiyor. Bense Westfield AVM'yi görmek. İkimizde istediğimizi yapıyoruz. Ben harita elimde yürümeye başlıyorum...

 Yollar çok keyifli...

 Yerlerdeki bu yazılara hasta oldum.

 Westfield AVM'yi bir güzel gezdim. Hep klasiktir ya da benim çevremde öyle duymuşuzdur. Marks and Spencer İngiltere de çok ucuz. Yok öyle bir şey bildiğimiz fiyatlar hatta biraz daha pahalı gibi geldi. Zatchels çantalardan almadışıma pişman oldum ama, bu çantalar hakiki deri ve el yapımıymış. Buradan çocuklara ufak tefek şeyler aldım. Ama Mothercare'in resmen Türkiye'de bizi kazıkladığını anladım. Orada indirim falan yoktu, normal etiket fiyatından aldım herşeyi. Örnek vermek gerekirse orda aldığım aynı blüz buraya yeni gelmişti ve orada 4,50 Pound olan fiyatı burada 36,50 TL idi, hemen hemen iki katı.

 Bazı metro istasyonları oldukça eski ve bakımsız. Ne de olsa adamlar dünyanın ilk metrosunu kullananlardan. Metroların bazıları da yeni model havalandırmalı ama kazara eskisine binerseniz aman Allahım...
 Franco Manca tesadüfen keşfettiğimiz bir pizzacı. Önünde böyle kuyruklar oluyor. İnternetten tam adresini bulabilirsiniz. Gerçektende güzel pizza yapıyorlar, tavsiye edilir...





Bu hamburgerciyi internetteki aramalarım sonunda buldum. Genelde yorumlarda Byron'un hamburgeri daha çok beğeniliyordu.Biz de test ettik ve çok beğendik. Birçok yerde şubesi var , sayfalarında menüleri de mevcut. Daha sonra instagram sayesinde Londra'da yaşayan bir arkadaş edindim. O , Byron da kullanılan etin Scotish Abergeen Angus olduğunu ve bizim ülkemizdeki etlere en yakını olduğunu söyledi. Scotish olanlar hazır yemle değil de doğal besleniyorlarmış o yüzden de etleri daha lezzetli oluyormuş. Ayrıca bu arkadaşım CakeWalk isimli bir pastane-kafe açtı Londra'da yolu düşenler için adresi 131 Richmond Road, Kingston Upon Thames Surrey KT2 5BZ London…Elif Hanım, 18 yıl boyunca Four Seasons Hotel'de çalışmış, tüm deneyimiyle şimdi kendi kafesini işletiyor...



Smiggle ise yine instagramdan Oya sayesinde haberdar olduğum bir Avustralya menşeyli kırtasiye markası. Bu mağaza da Statford Westfield AVM'de.




Statford Westfield AVM çok güzel. Cafe Concerto'nun pastalarını oradaki şubesinde denemek kısmet oldu. Tam anlamıyla harika….

 Buraya kadar gelmişken Olimpiyat Parkı yürüme mesafesinde, bir gezin derim.



 Veeeee son olarak Heathrow Havalimanından Londra'ya veda ediyoruz...

Biz Londra'yı çok sevdik. Karşılaştığımız tüm insanlar çok kibardı, boşuna İngiliz asaleti dememişler. Otobüs şoföründen kasiyere kadar herkes güleryüzlü idi. Bir hattın otobüs durağını bulamıyınca başka bir otobüsün şoförüne yerini sorduk. Gelin sizi durağa kadar götüreyim dedi ve tabii çok şaşırdık. Aynı olay Almanya da olsa, bak oku orada tüm bilgiler bulunuyor cevabını alırdık mutlaka. Kasiyerler her defasında nasıl olduğumuzu, günümüzün nasıl geçtiğini sordukça epey bir şaşırdık.
İşte böyle yorucu ama güzel günler geçirerek ayrıldık Londra'dan… Kimbilir belki bir gün bir daha...

2 yorum:

Semi M.Eller dedi ki...

Londra`yı hiç bilmem, üstelik oralarda yaşayan bir ablam var:)) Aktarma olarak sadece havaalanına inmişliğim var.
Yeşillik derken, Almanya`da parklar hakikaten çok güzel. Özellikle Hamburg Avrupa`nın en yeşil kentlerinden biri. Gitmediysen mutlaka git, tam gezip görülecek yer:) Berlin`i az biraz biliyorum.
Otobüs şoförü hakkında yazdığına katılıyorum. Almanya tam olarak böyle. Adamların her şeyi yazılı olduğundan soru sorma gibi bir durumda ters bir cevap alma ihtimali yüksek. Hatta ben eşime takılırım bazen. Çünkü Almanca da böyle. Kurulan cümle o kadar detaylı ki, karşındakine soru bırakmıyor:)) Yeter bu kadar dedikodu:))
Londra aklımda ama ne yalan söyleyeyim İrlanda dururken pek gidesim yok Londra`ya. İskoçya`ya da bir kez daha gidebilirim.

Gezgiçler dedi ki...

Ablanizi bir ziyaret guzel olabilir :))Ama gittigimiz mevsimden midir nedir cok kalabalik ve kosturmacali bir sehir geldi bana, iyi ki de cocuklari getirmemisiz dedik.
Evet, Hamburg a gittik daha once, cok sevdigim bir sehirdir. Berlin den sonra cok luks bulmustum. Dedigin gibi Almanya nin yesilinden sonra oralar pek bir corak geldi…
Dublin hedefim olan destinasyonlardan ama ayri vizesi varmis. Iskocya yi da soyle bir boydan boya gezesim var, hazir UK vizem varken ama kismet bakalim:))