4 Aralık 2015 Cuma

Madrid Gezisi/3. Gün


Otelimizdeki kahvaltının ardından düştük yollara. İlk hedef kiraladığımız arabayı almak için Atocha tren istasyonu. 

Aracımızı alıp otobandan ilk hedefimiz olan Majadahonda ya gittik.  
Burada bulunan bir AVM nin icinde Disney Store var olduğunu internetten bulmuştum, çocukların çok istediği Insideout( tersyüz) filminin karakterleriyle ilgili ürünleri bulma ümidindeyim. Çarşıya vardığımızda mağazaların kapalı olduğunu görünce, acaba pazar günü kapalı mı diye endişeleniyorum. Ama 11 de açılacaklarını öğrenince endişem yokoluyor. 

Disney Store açılana kadar Carrefour u gezdik, o kadar büyük bir marketin tamamını gezmeyip çikolata, kırtasiye kısımlarına bakmakla yetindik. 

Disney Store daki işimizde bitince bu sefer Las Rozas Village isimli outlete gittik. 

Haftasonu olduğundan epey kalabalıktı. Camper için çok heveslenmiştim ama hem az çeşit vardı hem de fiyatlar hiç avantajlı değildi. 
Bir yemek molası verip nereye gitsek diye düşünmeye başladık. 
Toledo ya da Segovia. İkisi de Madrid e yskın. Toledo eski başkent, Segovia ise UNESCO tarafından koruma altına alınan bir su kemeri ve kaleye sahip. 
Tercihimizi Segovia dan yana kullandık. 
Navigasyon paralı yol mu diye sorunca evet dedik ama sonuçta kısa bir mesafe için 8,30 Euro ödedik. 

Arabayı parkedip Segovia Katedraline doğru yürüdük. 

                    Plaza Major 
                Hediyelik Eşyacılar
Segovia Sokakları
Yürüyerek Alcazar Kalesine vardık. Bilet gişesinin yanında yer alan kafenin manzarası çok hoşumuza gitti, burada bir mola verdik. 


Segovia Su Kemeri yaklaşık 800 metre uzunluğundaymış. 

Hava kararmak üzereyken Segovia dan ayrıldık. Arabamızı akşamdan teslim edip Madrid şehir merkezine döndük. 
Mercado san Miguel de yemek yiyelim diye düşündük , içerisi çok kalabalıktı ve ayakta yemek yiyecek halimiz yoktu. Şöyle bir bakınıp çıkıverdik.Fotoda görülen minik kürdan şişler 1 euro, etimek üzerine konulmuş türlü tapasların da dilimi 1 -2 euro arası. Bu arada tapa şişe kapağı demekmiş( bizdeki tıpa olabilir mi?) , eskiden barlarda mezeler minik tabaklara konulur ve şişenin ağzına kapak gibi konularak servis edilirmiş. O yüzden de bu küçük mezelere tapas deniliyormuş...


Gözümüze kestirdiğimiz TragaTapas isimli bir yerde akşam yemeğimizi yedik.

Hiç yorum yok: